İstanbul

Saltanat Şehri İstanbul
Saltanat Şehri İstanbul
John Freely
Saltanat Şehri İstanbul, yirmi altı yüzyılı aşan tarihi içinde büyük medeniyetlere ev sahipliği yapan İstanbul üzerine yazılmış en önemli eserlerden biri. John Freely, şehrin o upuzun tarihini, söylencelere dayanan ilk kuruluşundan bugüne kadar kesintisiz olarak aktarıyor. Koloni olarak kurulduktan on yüzyıl sonra yeniden inşa edilerek Doğu Roma İmparatorluğu’na başkentlik yapan, ardından Roma kültüründen Bizans kültürüne geçişin eşiği olan şehir uzun yüzyıllar Hıristiyan dünyasının merkezi olmuştu.
Şirket -i Hayriye
Şirket -i Hayriye
Eser Tutel
Nerede Şirket-i Hayriye’nin o güzelim Boğaz vapurları? Nerede o vapurların usta kaptanları, saygılı yolcuları? O ahşap yalılar, tenteli kayıklar, çilekeş çatanalar, burnu havada alamanalar? O kocaman yelkenliler, çektiriler nerede? Hepsi de otomobillerin, hantal otobüslerin, dev köprülerin kurbanı oldu. Hem de birdenbire.
Gemiler... Süvariler... İskeleler...
Gemiler... Süvariler... İskeleler...
Eser Tutel
Titizliğiyle tanıdığımız gazeteci yazar Eser Tutel, yaklaşık 30 yılını verdiği, zahmetli, ama zahmetine değen araştırmasını, bu üçüncü kitapla noktalıyor. Diğer ikisi, -Şirket-i Hayriye ve Seyr-i Sefain- geçtiğimiz yıllarda yine İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştı. Eser Tutel, hiçbirimize fark ettirmeden "koca" bir sivil denizcilik tarihi armağan ediyor bu üç kitabıyla.
Seyr-i Sefain
Seyr-i Sefain
Eser Tutel
Eser Tutel, Seyr-i Sefain’de Türk ticaret gemilerini anlatıyor. İlk çağrışımın aksine, hayli sıcak, duygu yüklü bir konu, Türk ticaret gemilerinin tarihi.
30 Sene Evvel İstanbul
30 Sene Evvel İstanbul
1900'lü Yılların Başlarında Şehir Hayatı

Sermet Muhtar Alus
Bir İstanbul âşığı olan Sermet Muhtar Alus, eski İstanbul hayatını bütün ayrıntılarıyla yazdığı eserlerinde kaybolup giden bu şehrin insanlarını, cadde ve sokaklarını, binalarını, köşk ve yalılarını, mesire ve bayram yerlerini, geleneklerini, tiyatrolarını, eğlencelerini anlatır. Paşalar, bürokratlar, hekimler, ressamlar, sanatçılar, esnaflar, semt sakinleri, tulûatçılar, kantocular, mollalar,öğretmenler, kibar beyefendiler, kabadayılar, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Çingeneler...
İstanbul'dan Sayfalar
İstanbul'dan Sayfalar
İlber Ortaylı
İstanbul’u, kenar mahallelerinden surlarına, kahvelerinden kütüphanelerine, mezarlıklarından meyhanelerine gezmiş, tanımış bir “İstanbulsever”den hem araştırma hem sohbet... Babıali’den aydın portreleri, Beyoğlu’nda Venedik Sarayı, Fransız Devrimi’yle İstanbul’un ilişkisi, Gümüşsuyu-Taksim hattından son yüzyılın panoraması; İlber Ortaylı’nın gözünden, az bilinen bir İstanbul.
Eski İstanbul Barları
Eski İstanbul Barları
Vefa Zat
Bir meslek erbabından, saçlarını bar tezgâhlarında ağartmış Vefa Zat’tan eski İstanbul’un ‘içkili mekânlar’ının tarihi. Bir dönemin “eğlence” ve “içki” kültürünü anlatan, “bir tane daha lütfen” tadında yazılmış bir kitap. Eski İstanbul Barları’nda ‘Cafe chantan’larda dolaşıp, ‘bira garden’larda bardağınızdaki köpüğü yudumlayabilir ya da oryantalle striptizin içkiyle buluştuğu dönemin ünlü bar-pavyonlarına bir göz atabilirsiniz.
Eski İstanbul Meyhaneleri
Eski İstanbul Meyhaneleri
Vefa Zat
Bizim meyhalerimiz vardı, diye başlıyor Vefa Zat… Gramofonlu, teldolaplı, sinekkapanlı, biraz salaş ama içten, farklı dünyaların resmedildiği meyhaneler. Eski İstanbul Meyhaneleri bizi, bir yandan Aksaray´ın eski sokaklarında sosyal tarih turuna çıkarırken, diğer yandan da anason kokuları, farklı şarap tatları içeren keyifli bir hikâyeye çağırıyor.
Konstantinopolis'te Haçlılar
Konstantinopolis'te Haçlılar
Geoffroi de Villehardouin, Henri de Valenciennes
Haçlı Seferleri “manevî selamet” arayışıyla Doğu’nun zenginliklerine duyulan “dünyevî açlığın” ilginç bir karışımıydı. “İsa’nın utancını temizlemeye” çağrılan ve bu dünyada servet, öte dünyada da cennet vaadiyle gözleri kamaşmış kalabalıklar Haç’ın ardına takılıyor, paralar toplanıyor, gemiler kaldırılıyor, uzaklığı ve bilinmezliğiyle bütün zenginlik düşlerini kamçılayan Doğu’nun gizemli topraklarına doğru yelken açılıyordu.
Sayyadane Bir Cevelan
Sayyadane Bir Cevelan
Ahmet Midhat
Tanzimat sonrası Türk yayın hayatının “hâce-i evvel”i (ilk öğretmeni) Ahmed Mithat’ın bu küçük, ama sevimli kitabı gezi edebiyatının ilk örneğidir. Üstat Orhan Şaik Gökyay’ın dediği gibi kitap, “... yalnız eğlenceli bir gezinin hikâyesi olarak kalmamış, türlü yönlerden okur için yararlı olmuştur. (...) bu türden başka kitapların yazılmasına da yol açmıştır".
Eski Günlerde
Eski Günlerde
Sermet Muhtar Alus
Eski Günlerde’deki yazılar, 1939-1940 yılları arasında Akşam gazetesinde tefrika edilmişti. Sermet Muhtar bizi önce İstanbul’un “eski ramazanları”na götürüyor, adları gibi tadları da yadigâr “meşhur yemekler”imizle donatılmış sofralarına misafir ediyor, eski İstanbul sinemalarında gezdiriyor... Bu hoş nostaljik gezide daha neler yok ki!
İstanbul'da 1894 Depremi
İstanbul'da 1894 Depremi
Fatma Ürekli
Yer İstanbul. Tarih 10 Temmuz 1894. Saat 12:24. Önce yerin altından ürkütücü sesler yükselmeye başladı. Ardından şehir üç şiddetli sarsıntıyla adeta bir beşik gibi sallandı. Aradan henüz birkaç dakika geçmişti ki, doğa asıl darbesini vurdu... Toprak lodos yemiş bir deniz gibi önce yükseldi, ardından alçaldı.
Beyaz Yollar Mavi Deniz / Deli Saraylı
Beyaz Yollar Mavi Deniz / Deli Saraylı
Fikret Adil
Fikret Adil, İstanbul dizimizde kendisine özel altbaşlık ayırdığımız bir yazar. Mavi Deniz Beyaz Yollar’ın, Fikret Adil’in kitapları arasında bile özel yeri var. İstanbul’dan başlayan bir Ege-Akdeniz yolculuğunun Fikret Adil üslubuyla anlatımı. Deli Saraylı, ise bir Fransız oyun yazarının, Jean Giradoux’nun Chaillot’lu Deli Kadın oyununun Fikret Adil tarafından İstanbul ve İstanbullulara uyarlanmış hali.
Avare Gençlik-Gardenbar Geceleri
Avare Gençlik-Gardenbar Geceleri
Fikret Adil
Yüzyıl başlarında İstanbul’un gece hayatında bir mekan, Gardenbar. Beyaz Ruslar... Polyakova’nın siyah odasında bir hafta... Charles Boyer ve Marie Bell Gardenbar’da... Kadın kılığında Barbet... Erkek kılığında cambaz kadınlar... İstanbul’a gelen ilk cazband: “7, Palm Beach”... 1930’lu yılların İstanbul’u...
Asmalımescit 74 /  Intermezzo
Asmalımescit 74 / Intermezzo
Fikret Adil
Bir zamanlar İstanbul’da, özellikle Pera’da, resmî tarihin gizlediği, sefih ve düşkün ama yine de kendine göre lezzeti olan bir bohem hayatı yaşanıyordu. Fikret Adil kaybolan bu hayatı paylaşmış ve dile getirmiş ender kişilerden biri.
Prens Adaları
Prens Adaları
Gustave Schlumberger
Kınalı, Burgaz, Heybeli, Büyükada, Yassıada, Sivriada... Her adanın ismi, yakın tarihten bir şeyler çağrıştırıyor. Oysa Adalar’ın tarihi ve “tarih”le ilişkisi çok eskilere uzanıyor. Tezleriyle Hıristiyan dünyasında tartışmalar yaratmış Gustave Schlumberger’in 1884’teki İstanbul gezisinde derlediği tarih, doğa ve gündelik hayat notlarından oluşan Prens Adaları, o uzak tarihi deşmeye çalışıyor.
Eski İstanbul'dan Hatıralar
Eski İstanbul'dan Hatıralar
Sadri Sema
Gazeteci Sadri Sema’nın (Aydoğdu) kaleminden, 20. yüzyılın ilk on yılının İstanbul’undan anılar, gözlemler, tasvirler. Sadri Sema’nın 1950’lerin başında bile “eski İstanbul” diye andığı bir İstanbul’dan, “birer taslak, üç beş çizgi halinde, silinmeye yüz tutmuş eski gelenekler, eski görenekler... eski tipler... eski sözler, eski sazlar...”
İstanbul'da Suyun Tarihi
İstanbul'da Suyun Tarihi
Haydar Kazgan, Sami Önal
İstanbul eskiden bu kadar ‘talihsiz’ bir şehir değildi. Aksine, bir zamanlar su sıkıntısının ne olduğunu bilmeyen ender şehirlerden biriydi. Sorun 18. yüzyılın başlarında başladı... Başlayış o başlayış... Haydar Kazgan ve Sami Önal’ın birlikte kaleme aldıkları bu kitap, kendisi gibi geçmişine ait bilgi ve belgelerin de kıt olduğu suyun İstanbul’daki tarihini aydınlatmayı, bu konudaki ‘kuraklığı’ gidermeyi amaçlıyor.
Yaşadığım Boğaziçi
Yaşadığım Boğaziçi
İffet Evin
İffet Evin, bütün ömrünü Boğaziçi’nde geçirmiş eski bir İstanbul hanımefendisi. Çocukluğundan başlayarak “sevgili Boğaziçi”ne dair hatırladığı, yaşadığı her şeyi, kimilerini öyküleştirerek o güzel üslubuyla kağıda kaleme döküyor. Bu kitap ne anı ne de bir öykü kitabı.
Onikiler
Onikiler
Sermet Muhtar Alus
İstanbul aşığı Sermet Muhtar Alus’tan bir “şehir romanı”... 1935 yılında Cumhuriyet’te tefrika edildikten sonra arşivlerin tozlu raflarında unutulan bu kadri bilinmemiş eser, İletişim Yayınları tarafından günışığına çıkarılıyor. Sermet Muhtar, hem yazıp hem resimlediği bu güzel eserinde İkinci Abdülhamid sonrası İstanbul’unu, “o devrin eşi emsali bulunmaz kaldırım kabadayısı, Onikiler denilen haşerat güruhunun reisi ve elebaşısı Arap Abdullah’ın maceraları eşliğinde anlatıyor.
İstanbul Haneleri
İstanbul Haneleri
Alan Duben, Cem Behar
1880-1940 döneminin İstanbul’u ve İstanbullu’su evlilik, aile ve doğurganlık ilişkileri açısından ele alındığında, tahmine ve kanıya dayalı çizgilerin çok dışında bir tablo çıkıyor ortaya. İstanbul, başka bir Müslüman kentinde ya da Ortadoğu kentinde rastlanmamış özgün bir modelin sahnesi olarak gösteriyor kendini.
Beyoğlu
Beyoğlu
Özdemir Kaptan (Arkan)
Türkiye’de yaşayan hemen herkesin, görmese bile adını bildiği Beyoğlu, dünü, bugünü ve yarınıyla anlatılıyor. Kitap, kısa sürede tükenen ilk baskısına ilave olarak, “Beyoğlu argosu sözlüğü” ve 16 sayfalık özel albümle zenginleştirildi.
İstanbul Nasıl Eğleniyordu
İstanbul Nasıl Eğleniyordu
Refik Ahmet Sevengil
Haliç kıyılarındaki ilk eğlence odakları, Sultan Süleyman devrindeki ünlü yosmalar, Kağıthane alemleri, şehevî raks, köçekler, kadın aşıklar... Kısaca, geçmiş yüzyıllar İstanbul’unun eğlence hayatında panoramik bir gezinti.
Bir Zamanlar Kadıköy
Bir Zamanlar Kadıköy
Adnan Giz
Kadıköy eskiden bugün tanıdığımız cehennem değildi. İstanbul’un en çok değişen semti, bugün kaybolup gitmiş köşkleriyle, yitirdiğimiz yazarlarıyla, unutulmaya yüz tutmuş yaşantılarıyla “son Kadıköylülerden” Adnan Giz’in kaleminden.